İhtiyaç kredisi, bireysel müşterilerin teminat, kefil göstererek veya teminatsız şekilde bireysel ihtiyaçlarını karşılamak adına kullandıkları kredi ürünüdür. Kişiler ihtiyaçları doğrultusunda belirledikleri kredi tutarı için bankalara başvurduklarından ilk olarak banka tarafından kişinin düzenli geliri olmasını ve bunu belgelemesini isterler.

Bir çok banka günümüzde e-devlet aracılığıyla alınan SGK hizmet dökümlerini, maaş bordrosu olarak kabul etmektedir. Ufak bir püf noktası olarak, bu belgeyi bankaya götürürken barkodlu versiyonunu almanız, işleminizin daha hızlı sonuçlanmasını sağlar.

Kira geliri olan kişiler ise kira kontralarının bir örneği ve tapu fotokopilerini de yanlarında götürmeleri istenmektedir. Bir de kimi zaman kişilerin belgeleyemedikleri gelirleri mevcuttur. Bu gelirler kişinin ödeme düzeni kontrol edilerek, bazen kredi girişlerinde şifahen yazılabilir, gelir arttırıcı bir yöntem olsa da her zaman çok etkili değildir.

Bankalar, talep edilen kredi için kişinin gelirini veya çalışma süresini yetersiz gördüğünde, kişiden kefil isteyebilir. Kefil, kredi borçlusuyla aynı riskleri alan, borçlu kadar krediden sorumlu olacak kişidir. Gerçek borçlunun ödeme düzensizliği, kefilin de ödeme düzenliği kabul edeceği önemli bir detaydır. Talep edilen kredinin bankanın teminatsız kabul edeceği miktarın üstünde olması gibi durumlarda ise banka, kredi talep eden kişiden taşınmaz bir olarak ipoteğe alacağı bir teminat talep edebilir.

Tüm şartlar olumlu olduğunda, kredi kullanım kabul edildikten sonraki diğer teknik detaylardan bahsetmek gerekirse, çekilen kredide bir vade söz konusudur. Ve bu vade günümüzde azami 48 ay ile sınırlıdır. Ayrıca krediler elbette yine her bankanın kendi özelliğinde belirlediği bir faiz oranı ile verilir. Bu faiz oranları bankaların, elde ettiği Pazar büyüklüğü, kaynaklarını etkin kullanım, ve üstlendikleri borçlanma maliyetine göre değişiklik gösterebilir.

Çoğu tüketici göz ardı etse de, bireysel kredilerde ödenen faizin yanında birde devlete ödenen BSMV ve KKDF vergisi vardır. Bu oran Banka Sigorta Muamele vergisi için kredi oranının % 15’I, Kaynak Kullanım Destekleme Fonu için ise Kredi oranının % 5’I kadardır. Faiz,fon ve vergi dışında katlanılması gereken bir bir maliyet ise eski adı dosya masrafı  yeni adı kullandırım ücretidir. Kullandırım ücreti ise tüm bankalar için geçerli olmak üzere kredi tutarının binde 5’i kadardır.

Kanuni  bir zorunluluğu olmamakla birlikte kredilerin çoğunda hayat sigortası yapılması talep edilir. Bankalar  komisyon arttırıcı özelliğinden dolayı hayat sigortalarını yapmak isterler. Bunu da cazip hale getirmek için sigortalı kullanılan kredi faiz oranlarını daha düşük gösterirler. Hayat sigortası, kredi borçlusunun vefatı, malul kalması durumunda devreye girerek, kredinin tamamını öder ve borçlunun yakınlarına herhangi bir borç külfeti bırakmamış olur.

Sigorta yapılırken en çok dikkat edilmesi gereken konu ise herhangi kronolojik bir rahatsızlığınız var ise bunun sigorta yaptırmadan belirtilmesidir. Aksi takdirde mevcutta olan bir rahatsızlıktan vefat durumunda sigorta şirketleri ödeme yapmayı reddedebilir.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir